<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Tam İlmihal | Mektubat</title>
	<atom:link href="http://ilmihal.eu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://ilmihal.eu</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 01 May 2019 23:47:08 +0000</lastBuildDate>
	<language>en-US</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Hak Sözün Vesîkaları Sayfa 398</title>
		<link>http://ilmihal.eu/hak-sozun-vesikalari-sayfa-398/</link>
				<pubDate>Wed, 01 May 2019 23:34:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Hüseyin Hilmi]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[10.cu risâle Komünistlik ve komünistlerde din düşmanlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ilmihal.eu/?p=41789</guid>
				<description><![CDATA[Îmânda birlik, ahlâkda birlik, adâletde birlik hâsıl olunca ve yeni silâhlar yapılınca, komünist baskını korkusu olmaz. Avrupanın meşhûr fikr adamı Roger Garaudynin 1982 senesin- de, açdığı yoldan, denizlerin kaptanı Cousteau rotasını İslâmdan ya- na çevirdi. Bale dünyâsının meşhûr ismi Bejart da adımlarını İslâm dünyâsına doğru atdı. 8 Nisan 1983 günü Bingazinin Karyünes Üni- versitesinin konferans ]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<div class="ttr_start"></div>
<p style="text-align:left">Îmânda birlik, ahlâkda birlik, adâletde birlik hâsıl olunca ve yeni silâhlar yapılınca, komünist baskını korkusu olmaz.</p>



<p>Avrupanın meşhûr fikr adamı <strong>Roger Garaudy</strong>nin 1982 senesin- de, açdığı yoldan, denizlerin kaptanı <strong>Cousteau </strong>rotasını İslâmdan ya- na çevirdi. Bale dünyâsının meşhûr ismi <strong>Bejart </strong>da
 adımlarını İslâm dünyâsına doğru atdı. 8 Nisan 1983 günü Bingazinin 
Karyünes Üni- versitesinin konferans salonunda bir büyük ilm adamı, bir 
büyük ya- zar <strong>Roger Garaudy, “Evet, bugün ben müslimânım. Niçin İslâmı seç- diniz, diyorsunuz. İslâmı seçmekle çağı seçdim” </strong>diyordu.</p>



<p>70 yaşındaki <strong>Roger Garaudy </strong>ki,
 yıllarca Fransada komünist sis- temin ateşli savunucusu olmuşdu. 
Üniversiteden siyâset kürsîleri- ne kadar Fransızlara ve Batı dünyâsına 
hep Marksizmi anlatmış, insanların kurtuluşunu yalnız bu sistemde 
bulmuşdu. Çağımızda Fransız komünistlerinin en büyük <strong>“Rûh mimârı” </strong>durumunda idi. Nerede komünistlerin düzenlediği bir miting, konferans ve semi- ner var, orada <strong>Garaudy </strong>vardı. Hıristiyanlığa karşı, düşüncesiyle, kalemiyle, hitâbetiyle büyük bir mücâdele veriyordu.</p>



<p>Bir gün, Batının sanat, edebiyyât ve siyâset çevrelerinde bir bomba patladı. <strong>“Roger Garaudy İslâmı seçdi!” </strong>Haber
 ajanslarının telekslerinde dünyâya ulaşan bu haberle, o zemânki Kremlin
 müd- hiş sarsıldı. Çünki Kremlin, Fransadaki komünistlerin en büyük akl
 hocasını gayb etmişdi. <strong>Garaudy </strong>yakından tanınan bir bilim adamı idi. Son yıllarda Marksizm onun kaleminden yayılıyordu.</p>



<p>O büyük adam, hakîkati anladı ve bütün dünyâya şunları söyle- di: <strong>“İslâm,
 çağları arkasında sürükleyen bir dindir. Diğer dinler ise, çağların 
arkasında sürüklendi. Ya’nî, İslâm dışındaki bütün dinler zemâna 
uyduruldu. Reforma tâbi’ tutuldu. Mukaddes kitâblar ze- mâna göre tahrif
 edildi. Kur’ân-ı kerîm ise, indirildiği günden beri hep zemâna hükm 
etdi. O, zemânı değil, zemân onu izledi. Zemân yaşlandıkca o gençleşdi. 
Bu, çağlar üstü bir olaydır. Bugüne kadar, bunca savaşların bırakdığı 
korkunç, sosyal, siyâsî ve ekonomik sar- sıntılardan dahâ büyük bir 
olaydır. İslâm, materyalizme de, poziti- vistlerin görüşüne de, 
ekzistansiyalistlere de hâkimdir. Fekat, hiç bir şey islâma hâkim 
değildir.</strong></p>



<blockquote class="wp-block-quote"><p><strong>İslâmın  büyük Peygamberi, “Yarın ölecekmiş gibi âhirete, hiç ölmeyecekmiş gibi,  dünyâya çalışın!” derken, her şeyi an- latmışdır. İslâm hem maddeye,  hem de ma’nâya hükm etmiş- dir. Öyle ise, bunların ikisi birbirinden  koparılamaz. Nasıl ko- parılabilir ki, İslâm, “İlm Çinde de olsa gidip  bulunuz. İlm ve fen mü’minin gayb olmuş malıdır, ara ve bul” diyor. İlmin ve çalışmanın burada sınırı yokdur. İslâm, dünyâyı sarsan bu iki olaya sı- nır koymadığına göre, dünyâyı sarsmışdır.</strong></p></blockquote>
<div class="ttr_end"></div>]]></content:encoded>
										</item>
	</channel>
</rss>
