<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>bozuk fırkalar hangileridir &#8211; Tam İlmihal | Mektubat</title>
	<atom:link href="http://ilmihal.eu/konu/bozuk-firkalar-hangileridir/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://ilmihal.eu</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sun, 11 Sep 2016 14:25:11 +0000</lastBuildDate>
	<language>en-US</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Tam İlmihal Sayfa 66</title>
		<link>http://ilmihal.eu/tam-ilmihal-sayfa-66/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hüseyin Hilmi]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 17 Jan 2000 07:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[31 - Ehl-i sünnet i’tikâdı, harâmlar. Tevbe.]]></category>
		<category><![CDATA[şii]]></category>
		<category><![CDATA[Hulefâ-i râşidîn]]></category>
		<category><![CDATA[Küfr]]></category>
		<category><![CDATA[fukahai seba]]></category>
		<category><![CDATA[nefy ve red etmek]]></category>
		<category><![CDATA[Kâsım bin Muhammed bin Ebî Bekr-i Sıddîk]]></category>
		<category><![CDATA[mutezile]]></category>
		<category><![CDATA[dinde reform]]></category>
		<category><![CDATA[bidat]]></category>
		<category><![CDATA[fukahai seba kimlerdir]]></category>
		<category><![CDATA[yaratıcı kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Urve-tebniz-Zübeyr]]></category>
		<category><![CDATA[müşebbihe]]></category>
		<category><![CDATA[Ehl-i sünnet vel-cemâ’at]]></category>
		<category><![CDATA[bidat nedir]]></category>
		<category><![CDATA[fukahai seba kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[yaratıcı var mıdır]]></category>
		<category><![CDATA[Hârice-tebni-Zeyd]]></category>
		<category><![CDATA[cehmiyye]]></category>
		<category><![CDATA[bozuk itikad]]></category>
		<category><![CDATA[bidat ne demek]]></category>
		<category><![CDATA[fukahai seba ne demek]]></category>
		<category><![CDATA[puta tapmak]]></category>
		<category><![CDATA[Ebû Seleme-tebni-Abdürrahmân bin Avf]]></category>
		<category><![CDATA[dırariyye]]></category>
		<category><![CDATA[ilmihal oku]]></category>
		<category><![CDATA[bidat sahibi]]></category>
		<category><![CDATA[yetmişiki bozuk fırka]]></category>
		<category><![CDATA[puta tapanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Ubeydüllah ibni Utbe]]></category>
		<category><![CDATA[neccariyye]]></category>
		<category><![CDATA[ilmihal pdf]]></category>
		<category><![CDATA[ilmihal indir]]></category>
		<category><![CDATA[bozuk fırkalar hangileridir]]></category>
		<category><![CDATA[putlar]]></category>
		<category><![CDATA[Ebû Eyyûb Süleymân]]></category>
		<category><![CDATA[kilabiyye]]></category>
		<category><![CDATA[abdülkadiri geylani]]></category>
		<category><![CDATA[bidat ehli fırkalar]]></category>
		<category><![CDATA[putperestlik]]></category>
		<category><![CDATA[kasım bin muhammed]]></category>
		<category><![CDATA[mürci’e]]></category>
		<category><![CDATA[yedi büyük alim]]></category>
		<category><![CDATA[putperest]]></category>
		<category><![CDATA[harice ibni zeyd]]></category>
		<category><![CDATA[tabiin]]></category>
		<category><![CDATA[ehli sünnet vel cemaat]]></category>
		<category><![CDATA[yedi büyük alim kimlerdir]]></category>
		<category><![CDATA[bidat sahibi ne demek]]></category>
		<category><![CDATA[ebu seleme]]></category>
		<category><![CDATA[Tâbi’în-i ızâm]]></category>
		<category><![CDATA[küfrü batıli]]></category>
		<category><![CDATA[tecridi sarih]]></category>
		<category><![CDATA[harici]]></category>
		<category><![CDATA[hulefai raşidin]]></category>
		<category><![CDATA[Fükahâ-i seb’a]]></category>
		<category><![CDATA[batıl]]></category>
		<category><![CDATA[Sa’îd ibni Müseyyib]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://miftahigencikadim.com/?p=1672</guid>

					<description><![CDATA[Küfrün bâtıl olduğu zâten âşikârdır. Aklı olan bir kimse onu beğenmez. Küfrün bâtıl olduğunu çekinmeden söylemeli, onların tapındıkları bâtıl ilâhları, tanrıları, en ağır dille nefy ve red etmelidir. Çünki hak üzere ilâh, ancak ve ancak tereddütsüz ve şübhesiz, göklerin yaratıcısıdır. Kâfirlerin tapındıkları, yaratıcı diye övdükleri şeyler, bir sivrisineği yaratmış mıdır? Hepsi bir araya gelse, birşey ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="ttr_start"></div><div class="fsc_text"><p style="text-align: justify;">Küfrün bâtıl olduğu zâten âşikârdır. Aklı olan bir kimse onu beğenmez. Küfrün bâtıl olduğunu çekinmeden söylemeli, onların tapındıkları bâtıl ilâhları, tanrıları, en ağır dille nefy ve red etmelidir. Çünki hak üzere ilâh, ancak ve ancak tereddütsüz ve şübhesiz, göklerin yaratıcısıdır. Kâfirlerin tapındıkları, yaratıcı diye övdükleri şeyler, bir sivrisineği yaratmış mıdır? Hepsi bir araya gelse, birşey yaratamaz. İbâdet etdikleri şeylerden birini, bir sivrisinek ısırsa, kendini bundan koruyamaz. Nasıl olur da, başkalarını zarardan koruyabilir? Kâfirler, bu yapdıklarının kötü olduğunu işitince, kabâhatlerini anlıyarak, putlarımız, heykellerimiz, Allahü teâlânın yanında bize şefâ’at edecek. Bizi Ona yaklaşdıracaklar. Onun için, bunlara ibâdet ediyoruz diyorlar. Bunlar, ne kadar abdaldır. Bu cânsız şeylerin, kendilerine şefâ’at edeceklerini nereden bilmişler? Hak teâlânın, kendisine ortak yapılan ve büyük düşmanı olan bu putların, şefâ’atlerini kabûl edeceğini, nereden anlamışlardır? Bunların hâli, şu ahmaklara benzer ki, hükûmete karşı ısyân edenlere, yardım eder. Sıkışdığımız zemân, hükûmetin yardımına kavuşmamız için, bu âsîler, bize şefâ’at ve iltimâs edecekdir derler. Ne kadar ahmaklıkdır ki, âsîlere hurmet ediyor ve bunların şefâ’ati ile hükûmet bizi afv edecekdir diyorlar. Hâlbuki, bunların hükûmete yardım etmesi ve âsîleri basdırması lâzım idi. Ancak böylece hükûmete yaklaşır ve doğru yolda yürümüş olur ve emniyyete ve râhata kavuşmuş olurlardı. Ahmaklar, birkaç taşı elleri ile yontarak, senelerle ona tapıyor. Kıyâmet günü, ondan yardım bekliyorlar. O hâlde, kâfirlerin dinlerinin bozukluğu meydândadır. [Putperestliğin ne zemân başladığı <strong>(Mesmû’ât)</strong>ın 41.ci sahîfesinde yazılıdır.]</p>
<p style="text-align: justify;">Müslimânlardan, doğru yoldan ayrılanlara, <strong>(Bid’at sâhibi)</strong> denir. Doğru yol, Muhammed “sallallahü aleyhi ve sellem”in ve Onun dört halîfesinin “aleyhimürrıdvân” yoludur. Abdülkâdir Geylânî “kuddise sirruh”<strong>(Gunye)</strong> kitâbında buyuruyor ki: (Yetmişiki bid’at yolunun esâsı, dokuz fırkadır ki, hâricî, şî’î, mu’tezile, mürci’e, müşebbihe, cehmiyye, dırâriyye, neccâriyye ve kilâbiyyedir. Peygamberimizin “sallallahü aleyhi ve sellem” ve Çihâr yâr-i güzînin “aleyhimürrıdvân” zemânında bunların hiçbiri yokdu. Bunların meydâna çıkması, ayrı ayrı yollara ayrılması, Eshâb-ı kirâmın ve Tâbi’în-i ızâmın ve Fükahâ-i seb’anın “rıdvânullahi aleyhim ecma’în” ölümlerinden senelerce sonra idi).</p>
<p style="text-align: justify;">[<strong>(Fükahâ-i seb’a),</strong> yedi büyük âlim demekdir. Buhârî muhtasarı olan <strong>(Tecrîd-i sarîh)</strong> tercemesi, birinci cild, otuzdördüncü sahîfesinde diyor ki, (Medîne-i münevverenin bu yedi âlimi, Sa’îd ibni Müseyyib, Kâsım bin Muhammed bin Ebî Bekr-i Sıddîk, Urve-tebniz-Zübeyr, Hârice-tebni-Zeyd, Ebû Seleme-tebni-Abdürrahmân bin Avf, Ubeydüllah ibni Utbe ve Ebû Eyyûb Süleymân “radıyallahü anhüm” idi)].</p>
<p style="text-align: justify;">Peygamberimiz “sallallahü aleyhi ve sellem” buyurdu ki: <strong>(Benden sonra müslimânlar arasında çok ayrılık olacakdır. O zemânlarda yaşıyanlar benim yoluma ve Hulefâ-i râşidînin “aleyhimürrıdvân” yoluna yapışsın! Sonradan meydâna çıkan, moda olan şeylerden kaçınsın! Çünki, dinde yenilik, reform yapmak doğru yoldan çıkmakdır. Benden sonra, dinde yapılacak değişikliklerin hepsi dinsizlikdir).</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Bu hadîs-i şerîf gösteriyor ki, Peygamberimizden “sallallahü aleyhi ve sellem” ve Hulefâ-i râşidînden sonra, dinde meydâna çıkarılan bu bozuk mezhebler, kıymetsizdir. Bunlara güvenilmez. Allahü teâlâya çok şükr edelim ki, bizi, Cehennemden kurtulan <strong>(Ehl-i sünnet vel-cemâ’at)</strong> fırkasından eyledi. Cehenneme gidecek olan yetmişiki bid’at fırkasından etmedi. Onların bozuk i’tikâdlarına kapılmakdan muhâfaza buyurdu ve ba’zı kimseleri Allahlık derecesine çıkaran, [Sen yaratdın, senden din isteriz] diyenlerden eylemedi. İnsan kendi işini, hareketini kendi yaratıyor diyenlerden de eylemedi. Cennetde Allahü teâlâyı görmeğe inanmıyanlardan da etmedi. Hâlbuki bu görmek, dünyâ ve âhıret ni’metlerinin en büyüğüdür. Şu iki fırkadan da etmedi ki, insanların en iyisinin “sallallahü aleyhi ve sellem” Eshâbına dil uzatarak, onları incitiyor.</p>
</div><div class="ttr_end"></div>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
