<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>eda etmek anlamı &#8211; Tam İlmihal | Mektubat</title>
	<atom:link href="http://ilmihal.eu/konu/eda-etmek-anlami/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://ilmihal.eu</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sun, 11 Sep 2016 14:24:53 +0000</lastBuildDate>
	<language>en-US</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Tam İlmihal Sayfa 52</title>
		<link>http://ilmihal.eu/tam-ilmihal-sayfa-52/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hüseyin Hilmi]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 13 Jan 2000 19:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[28 - Sünnet-i müekkede, sünnet-i zevâid]]></category>
		<category><![CDATA[29 - Kâfirlerin kullandığı şeyler iki dürlüdür]]></category>
		<category><![CDATA[nafile nedir]]></category>
		<category><![CDATA[ilmihal pdf]]></category>
		<category><![CDATA[Küfr]]></category>
		<category><![CDATA[zevaid sünnetleri]]></category>
		<category><![CDATA[nafile]]></category>
		<category><![CDATA[fesin tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[sünneti gayri müekkede]]></category>
		<category><![CDATA[nafile ibadet]]></category>
		<category><![CDATA[vacib]]></category>
		<category><![CDATA[zevaid sünnetleri anlamı]]></category>
		<category><![CDATA[farz ne demek]]></category>
		<category><![CDATA[fes nereden geldi]]></category>
		<category><![CDATA[sünneti gayrı müekkede ne demek]]></category>
		<category><![CDATA[nafile açıklaması]]></category>
		<category><![CDATA[sünnet]]></category>
		<category><![CDATA[namazın mekruhları]]></category>
		<category><![CDATA[farz nedir]]></category>
		<category><![CDATA[fes takmak]]></category>
		<category><![CDATA[sünneti müekked ne demek]]></category>
		<category><![CDATA[nafile anlamı]]></category>
		<category><![CDATA[ibni abidin]]></category>
		<category><![CDATA[kafirler]]></category>
		<category><![CDATA[farz anlamı]]></category>
		<category><![CDATA[fes ve türkler]]></category>
		<category><![CDATA[sünneti müekked anlamı]]></category>
		<category><![CDATA[nafile ibadetler]]></category>
		<category><![CDATA[dinde küfür]]></category>
		<category><![CDATA[adeti islam]]></category>
		<category><![CDATA[vacib ne demek]]></category>
		<category><![CDATA[türk bayrağını kim yaptı]]></category>
		<category><![CDATA[müekked sünneti]]></category>
		<category><![CDATA[eda etmek]]></category>
		<category><![CDATA[ilmihal indir]]></category>
		<category><![CDATA[adeti islam ne demek]]></category>
		<category><![CDATA[vacib nedir]]></category>
		<category><![CDATA[türk bayrağını kim tasarladı]]></category>
		<category><![CDATA[kaza etmek ne demek]]></category>
		<category><![CDATA[eda etmek ne demek]]></category>
		<category><![CDATA[sünnet ne demek]]></category>
		<category><![CDATA[adeti islam açıklaması]]></category>
		<category><![CDATA[vacib anlamı]]></category>
		<category><![CDATA[türk bayrağı]]></category>
		<category><![CDATA[kaza ne demek]]></category>
		<category><![CDATA[eda etmek anlamı]]></category>
		<category><![CDATA[sünnet nedir]]></category>
		<category><![CDATA[islam adetleri]]></category>
		<category><![CDATA[sünnetin anlamı]]></category>
		<category><![CDATA[bayrak tasarımı]]></category>
		<category><![CDATA[islamiyette kaza]]></category>
		<category><![CDATA[sünneti zevaid]]></category>
		<category><![CDATA[timürtaş paşa]]></category>
		<category><![CDATA[sünneti hüda]]></category>
		<category><![CDATA[birgivi vasiyyetnamesi]]></category>
		<category><![CDATA[kaza dini anlamı]]></category>
		<category><![CDATA[sünneti zevaid nedir]]></category>
		<category><![CDATA[timurtaş paşa kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[müekked sünnet]]></category>
		<category><![CDATA[ilmihal oku]]></category>
		<category><![CDATA[Farz]]></category>
		<category><![CDATA[nafile ne demek]]></category>
		<category><![CDATA[sünneti zevaid ne demek]]></category>
		<category><![CDATA[meşruat]]></category>
		<category><![CDATA[fes nedir]]></category>
		<category><![CDATA[islamiyetin şiarı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://miftahigencikadim.com/?p=1223</guid>

					<description><![CDATA[Her memleketin âdeti, başka başkadır. Hattâ, bir memleketin âdeti, zemânla değişir. [İbni Âbidîn “rahmetullahi aleyh” abdestin sünnetlerini anlatırken, buyuruyor ki, (Meşrû’ât, ya’nî ibâdetler, ya’nî müslimânlara yapılması emr olunan şeyler, dört kısmdır: Farz, vâcib, sünnet, nâfile. Allahü teâlânın açık olarak bildirdiği emrlerine (Farz) denir. Açık olmayıp, zan ederek anlaşılan emrlerine (Vâcib) denir. Farz veyâ vâcib olmayıp, ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="ttr_start"></div><div class="fsc_text"><p>Her memleketin âdeti, başka başkadır. Hattâ, bir memleketin âdeti, zemânla değişir.</p>
<p style="text-align: justify;">[İbni Âbidîn “rahmetullahi aleyh” abdestin sünnetlerini anlatırken, buyuruyor ki, (Meşrû’ât, ya’nî ibâdetler, ya’nî müslimânlara yapılması emr olunan şeyler, dört kısmdır: Farz, vâcib, sünnet, nâfile. Allahü teâlânın açık olarak bildirdiği emrlerine <strong>(Farz)</strong> denir. Açık olmayıp, zan ederek anlaşılan emrlerine <strong>(Vâcib)</strong> denir. Farz veyâ vâcib olmayıp, Resûlullahın “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” kendiliğinden emr etdiği veyâ yapdığı ibâdetlere <strong>(Sünnet)</strong> denir. Bunları devâmlı yaparak, nâdiren terk etmiş ve terk edenlere birşey dememiş ise, <strong>(Sünnet-i hüdâ)</strong> veyâ <strong>(Müekked sünnet)</strong> denir. Bunlar, islâm dîninin şi’ârıdır. [Ya’nî, bu dîne mahsûsdurlar. Başka dinlerde yokdurlar.] Vâcibleri terk edeni görünce, terk etmesine mâni’ olurdu. Kendisi ara sıra terk etmiş ise, <strong>(Sünnet-i gayr-ı müekkede)</strong> denir. Müekked sünneti, özrsüz olarak devâmlı terk etmek mekrûh olur. Küçük günâh olur. Allahü teâlâ, bütün ibâdetlere sevâb vereceğini va’d etdi. Söz verdi. Fekat, ibâdete sevâb verilmesi için, niyyet etmek lâzımdır. Niyyet, emre itâ’at ve Allahü teâlânın rızâsına kavuşmak için yapdığını kalbinden geçirmek demekdir. [Bu üç kısm ibâdeti belli zemânlarda yapmağa <strong>(Edâ etmek)</strong> denir. Zemânında yapmayıp, zemân geçdikden sonra yapmağa <strong>(Kazâ etmek)</strong> denir. Edâ veyâ kazâ etdikden sonra, kendiliğinden tekrâr yapmağa <strong>(Nâfile ibâdet)</strong> denir.] Farzları ve vâcibleri nâfile olarak yapmak, müekked sünnetleri yapmakdan dahâ çok sevâb olur. Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” ibâdet olarak değil de, âdet olarak, devâmlı yapdığı şeylere <strong>(Sünnet-i zevâid)</strong> denir. Elbiseleri, oturması, kalkması, iyi şeyleri yapmağa sağdan başlaması böyledir. Bunları yapanlara da sevâb verilir. Bunlara sevâb verilmesi için, niyyet etmek lâzım değildir. Niyyet edilirse, sevâbları çoğalır. Zevâid sünnetleri ve nâfile ibâdetleri terk etmek mekrûh olmaz.)]</p>
<p style="text-align: justify;">Bunlarla berâber, âdete bağlı şeylerde de Resûlullaha “sallallahü aleyhi ve sellem” tâbi’ olmak, dünyâda ve âhıretde, insana çok şey kazandırır ve çeşidli se’âdetlere yol açar.</p>
<p style="text-align: justify;"><a id="v31KafirlerinKullandigiSeylerIki"></a> 29 — İbni Âbidîn “rahmetullahi teâlâ aleyh”, nemâzın mekrûhlarını anlatırken buyuruyor ki; (Kâfirlerin yapdıkları ve kullandıkları şeyler de iki kısmdır:</p>
<p style="text-align: justify;">Birisi, âdet olarak, ya’nî her kavmin, her memleketin âdeti olarak yapdıkları şeylerdir. Bunlardan, harâm olmayıp, insanlara fâideli olanları yapmak ve kâfirlere benzemeği düşünmiyerek kullanmak hiç günâh değildir. [Pantalon, fes ve çeşidli ayakkabı, çatal, kaşık kullanmak, yemeği masada yimek ve herkesin önüne tabaklar içinde koymak ve ekmeği bıçak ile dilimlere ayırmak ve çeşidli eşyâ ve âletleri kullanmak, hep âdete bağlı şeyler olup mubâhdırlar. Bunları kullanmak, bid’at olmaz, günâh olmaz.] Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” papasların kullandığı ayakkabıyı kullanmışdır). Bunlardan, fâideli olmıyanları ve çirkin ve mezmûm olanları kullanmak ve yapmak harâm olur. Fekat, iki müslimân bunları kullanınca <strong>(Âdet-i islâm)</strong> olur ve üçüncü kullanan müslimâna harâm olmaz. Birinci ve ikinci müslimân günâhkâr olursa da, başkaları olmaz. <strong>(Kâmûs-ül-a’lâm)</strong>da, Timürtaş pâşada diyor ki, (Osmânlı sancağının rengini ve [bugünkü ay-yıldızlı Türk bayrağının] şeklini ta’yîn eden ve o zemâna kadar beyâz olan fesi kırmızıya boyayan, Timürtaş pâşadır). Abbâsî devletinin bayrağı siyâh idi. Halîfe Memûn zemânında yeşile çevrildi. Görülüyor ki, fes macarlardan alınmamışdır. Türk yapısıdır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>(Birgivî vasıyyetnâmesi)</strong>nde diyor ki, (Kâfirlerin kullandıkları şeylerin ikinci kısmı, ibâdet olarak yapdıkları ve kâfirlik alâmeti olan ve islâmiyyeti inkâr etmek ve inanmamak alâmeti olan ve tahkîr etmemiz vâcib olan şeylerdir ki, bunları yapan ve kullanan kâfir olur. Bunlar, ölümle veyâ bir uzvun kesilmesi ile veyâ bunlara sebeb olan, şiddetli dayak, habs, bütün malını almak ile tehdîd edilmedikce kullanılamaz. Bunlardan meşhûr olanlarını bilmiyerek veyâ şaka olarak veyâ herkesi güldürmek için yapan da, kâfir olur. Meselâ, papasların ibâdetlerine mahsûs şeyi kullanmak küfr olur.</p>
</div><div class="ttr_end"></div>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
