<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>namaz kazaya kalırsa &#8211; Tam İlmihal | Mektubat</title>
	<atom:link href="http://ilmihal.eu/konu/namaz-kazaya-kalirsa/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://ilmihal.eu</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 24 Oct 2016 20:49:32 +0000</lastBuildDate>
	<language>en-US</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Hak Sözün Vesîkaları Sayfa 134</title>
		<link>http://ilmihal.eu/hak-sozun-vesikalari-sayfa-134/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hüseyin Hilmi]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 Oct 2004 16:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[4.cü risâle Birleşelim ve Sevişelim]]></category>
		<category><![CDATA[ilmihal pdf]]></category>
		<category><![CDATA[çocukların namazı]]></category>
		<category><![CDATA[kaç yaşında namaza başlanır]]></category>
		<category><![CDATA[namaz kazaya kalırsa]]></category>
		<category><![CDATA[ilmihal indir]]></category>
		<category><![CDATA[kaza namazları ne zaman kılınır]]></category>
		<category><![CDATA[kuranı kerim]]></category>
		<category><![CDATA[kuran hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[namaz kılmak]]></category>
		<category><![CDATA[orjinal kuranı kerim]]></category>
		<category><![CDATA[salat ne demek]]></category>
		<category><![CDATA[ebu cafer tusi]]></category>
		<category><![CDATA[kaza namazları]]></category>
		<category><![CDATA[namaz kılmanın farz olduğuna delil]]></category>
		<category><![CDATA[namaz kılmak farz mı]]></category>
		<category><![CDATA[ilmihal oku]]></category>
		<category><![CDATA[kazaya kalan farz namazları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ilmihal.eu/?p=20145</guid>

					<description><![CDATA[Bu güne kadar, dünyânın her tarafında, Islâm memleketlerinde, yüzbinlerce hâfız yetişdi. Bunların Kur’ân okumaları büyük ibâdet idi. Her müslimân, nemâzda ve nemâz dışında, ezberden Kur’ân-ı kerîm okumakdadır. Her müslimân çocuğu, mektebe başlayınca, ona herşeyden önce, Kur’ân-ı kerîmden parçalar ezberletilir. Kur’ân-ı kerîm, Küleynînin kitâbı ve Ebû Ca’fer Tûsînin Tezhîb kitâbı gibi değildir ki, sandıklarda kilidli bırakılıp, tenha zemânlarda birkaç kişi gizlice okusun! Hâlbuki, ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="ttr_start"></div><div class="fsc_text"><p style="text-align: justify;">Bu güne kadar, dünyânın her tarafında, Islâm memleketlerinde, yüzbinlerce hâfız yetişdi. Bunların Kur’ân okumaları büyük ibâdet idi. Her müslimân, nemâzda ve nemâz dışında, ezberden Kur’ân-ı kerîm okumakdadır. Her müslimân çocuğu, mektebe başlayınca, ona herşeyden önce, Kur’ân-ı kerîmden parçalar ezberletilir. Kur’ân-ı kerîm, Küleynînin kitâbı ve Ebû Ca’fer Tûsînin Tezhîb kitâbı gibi değildir ki, sandıklarda kilidli bırakılıp, tenha zemânlarda birkaç kişi gizlice okusun! Hâlbuki, şî’îlerin bütün kitâblarında yazıyor ki, Ehl-i beyt-i nebevînin ve oniki imâmın hepsi, bu Kur’ân-ı kerîmi okurlardı. Dosta, düşmana, sened olarak, bu Kur’ânı gösterirlerdi. Bunun âyetlerini tefsîr ederlerdi. Imâm-ı Hasen-i Askerînin tefsîri diyerek sakladıkları tefsîr kitâbı, bu Kur’ânın tefsîridir. Oniki imâm, çocuklarına, kadınlarına, talebelerine, hep bu Kur’ân-ı kerîmi öğretirlerdi. Nemâzda, bu Kur’ânı okumalarını emr ederlerdi. Bunun içindir ki, şî’î âlimlerinden şeyh ibni Bâbeveyh, (<strong>I’tikâdât</strong>) kitâbında, bu yoldan hazret-i Osmâna “radıyallahü teâlâ anh” saldırmanın yanlış olduğunu bildirmişdir.</p>
<p style="text-align: justify;">
5 — Bir zındık, Kur’ân-ı kerîmi yıllarca incelemiş, altmışbeşden fazla yerde (<strong>Salât</strong>) kelimesini görmüş. Salât düâ demek oldugu için, gece gündüz her zemân salât yapılır demiş. Nemâz demek olan salât kelimesi ile düâ kelimesini karışdırmış. Türkçe, (<strong>Dürr-i yektâ serhi</strong>) kitâbının otuzsekizinci sahîfesinde diyor ki, (Son zemânlarda, ba’zı zındıklar, tekke şeyhi olduklarını söyliyerek, gençleri aldatıyorlar. Küfre sebeb olan i’tikâdları, islâmiyyet olarak ileri sürüyorlar. Âyet-i kerîmelerde ve hadîs-i şerîflerde yazılı olan (<strong>Salât</strong>) kelimesi, böyle yatıp kalkmak demek degildir. Zikr ve Murâkabe demekdir. Ya’nî, Allahın ismini söylemek ve oturup, gözlerini kapayıp, Allahın varlığını, büyüklüğünü düşünmekdir, diyorlar. Hâlbuki, zikr Allahü teâlâyı kalb ile hâtırlamak olup, çok zordur. Nemâz kılmak, zikr yapmağı kolaylaşdırır. Murâkabe, Allahü teâlânın her an insanı görmekde ve bilmekde olduğunu düşünmekdir. Bu da, nemâz kılmak ile hâsıl olur. Zındık, nemâz ile hâsıl olacak şeyleri ileri sürerek, nemâzı inkâr etmekdedir. Nemâzı inkâr eden kâfir olur. Inanıp, tenbellikle kılmayan fâsık olur. Kılmağa başlayıncıya kadar habs olunur. Her müslimânın beş vakt nemâzın farzlarını, vâciblerini, müfsidlerini herşeyden evvel öğrenmeleri lâzımdır. Özrsüz kılmadığı nemâzları hemen kazâ etmek de farzdır. Kazâ kılmağı gecikdirmek de, nemâzı vaktinde kılmamakdan dahâ büyük günâhdır. Yedi yaşındaki çocuğa nemâzları yanında kıldırarak öğretmek, on yaşında kılmaz ise, eli ile üç kerre hafîf vurarak kıldırmak lâzımdır). Düâ her zemân yapılır. Beş vakt nemâz vaktleri ise, bellidir.</p>
</div><div class="ttr_end"></div>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
